Examples of using Surf in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Aynu sırada mambo ritimli'' Moliendo Café'' ve surf pop türündeki'' Renato'' adlı şarkıları sırasıyla İtalyada bir ve dört numaraya kadar yükseldi.
Anladıkki, surf yapan, badminton ve antikacıIığı sevmeyen, gey babaları gerçekten seviyorlarmış.
Surf dergisinin kapağında bir kızın fotoğrafını görmek istiyorum. O kız ben olursam ne ala,
Surf Cityden Kuzey Karolina- Virjinya sınırına kadar bir kasırga uyarısı yapıldı.
Gramı 50 kağıt şehirdeki Tam Pam Surf Slame uğramayı unutmayın plaj havluları satıyorum ve ve size söylüyorum şehirdeki.
Eee PC Surf modelleri, 4400 mAh pil içerip webcam bulundurmazken,
Manhattan Beach Kum ve Surf Futbol Kulübünden Mark Hodsondır.
Malibu Kaliforniya sahilindeki surf kültürü ile tanışırlar.
Surf ürünleri satan yerde yaptığınız… grupdan hiç bahsetmedim ama, değil mi?
Dalgamanya( Özgün adı: Surf Up 2: WaveMania) bir Amerikan direkt-to-video olan bilgisayar-animasyon mockumentary Henry Yu yönettiği film.
Tankın seri numarasını alabilirsem, Surf dükkanları ile konuşup kiralayanın kredi kartına ulaşabilirim.
Üç üniversiteyi bıraktıktan sonra girdiği UCLA film okulunda kardeşinin surf rock grubu'' Rick and the Ravens'' ta klavye çalan Ray Manzarekle tanıştı.
Hadi, Surf.
Güneş, surf.
Surf eşin mi?
Şuraya Surf Ridge deniyor.
Surf Caddesi mi?
Pack West Surf Yarışması.
Timmy burada surf yapardı.
Hadi Surf Partyi izlemeye gidelim.