Examples of using Sus in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tanrının gazabından kaçamazsın! Sus! Lütfen!
Sus ve dansın tadını çıkar.
Kendin sus. Şarkı söyleyen bir ağaç. O bir ağaç.
Sus. Belki birilerini görmüşsündür diye sormak istemiştim.
Sus Biz burada kanunları uygulamak için varız.
Tüm yapabildiğin sus pus durmak. Hayır.
Buradayım. Scott. Scott.- Sus.
Söyle ona!- Sus, sus, benim tatlı oğlum!
Sus. Ticaret? Biyoloji?
Sus! Gemimde herkesi alacak yer yok.
Sus. Sağ olduğun için seviniyorum, Tanrıya şükür.
Tüm yapabildiğin sus pus durmak. Hayır.
Sus. -Şşt! Seni kılsız fahişe!
Scott. Scott.- Buradayım.- Sus.
Peki, uh, sana ilham kaynağı neydi? Sus. Sessiz!
Ticaret? Sus. Biyoloji?
Sus! Gemimde herkesi alacak yer yok.
Yaralıların çığlıkları kalbinizi sus pus eder.
Scott.- Buradayım.- Sus. Scott!
Evet, yılan çok kurnaz, Hamhımlar gibi. Sus, Pan.