Examples of using Tahsildar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kimsin? Tahsildar, tabii ki.
Tahsildar, tabii ki. Kimsin?
Tahsildar, tabii ki. Kimsin?
Kimsin? Tahsildar, tabii ki?
Tahsildar olmak istiyorsun.
Tahsildar o, ve koruma.- Evet.
Malvado tahsildar ve ona haracını vermelisin.
Tahsildar onu arıyor. Elizabeth olmaz.
Tahsildar, Edgar Grant?
Tahsildar onu arıyor. Elizabeth olmaz.
Tahsildar, Edgar Grant. Yani o?
Tahsildar, Edgar Grant. Yani o.
Frankie işte. Tahsildar Frankie.
Ve sen, sen kendini tahsildar diyorsun?
Yani tahsildarız.- Ben tahsildar değilim.
Herhâlde beni bir nevi tahsildar zannediyorsun.
Ama görünüşe göre Elizabeth oraya gidemeden Tahsildar onu yakalamış.
Kimin umurunda? Tahsildar.
Kimin umurunda? Tahsildar.
vergi memuru hem de tahsildar olunca… insanın hayli yardıma ihtiyacı oluyor.