TALIM in English translation

drill
matkap
tatbikat
sondaj
talim
eğitim
raconu
delmek
alıştırmayı
training
eğitim
antrenman
talim
idman
egitim
çalışma
eğitmeye
alıştırma
practice
antrenman
pratik
prova
idman
antreman
deneme
çalış
uygulama
alıştırma
talimi
exercise
egzersiz
tatbikat
spor
talim
antrenman
idman
alıştırma
çalışması
uygulaması
eksersiz
drills
matkap
tatbikat
sondaj
talim
eğitim
raconu
delmek
alıştırmayı
to train
eğitmek
eğitim
eğitmeni
tren
antrenman
eğitecek
yetiştirmek
i̇dman yapmak
kervanından
antreman yapmaya

Examples of using Talim in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ya talim değilse?
Suppose it's not an exercise?
Soyun asker! Birazdan bana neden talim çavuşu dediklerini anlayacaksın!
You're going to find out why they call me the drill sergeant. Strip, soldier!
Crixus! Talim kılıçları.
Crixus! Practice swords.
Talim alıştırmalarını reddetmeye izin verilemez. Hayır.
It is not allowed to refuse a training exercise. No.
Çavuşum, tabur komutanı herkesin talim için toplanmasını istedi.
Sergeant, sir. The battalion commander says to round up everyone for an exercise.
Crixus! Talim kılıçları!
Practice swords. Crixus!
Otur. Timmy, ben orduaki talim çavuşu gibiyim.
Sit. Timmy, I'm like an army drill sergeant.
Talim alıştırmalarını reddetmeye izin verilemez. Hayır.
No! It is not allowed to refuse A training exercise.
Dışarı, talim molası!
Out! Exercise time!
simgesel düzen, talim vesaire vardır.
symbolic machine, symbolic order, drill, etc.
Ceza olarak, talim hedefi olacak.
For his punishment, he will be practice target.
Bay Bush, bir saat kadar toplarla talim yapacağız.
Mr. Bush, we will have an hour's exercise at the guns.
Görev olarak, geçerken talim hedefine vuracaksınız.
As you charge, you will strike the practice target when you pass.
Kirk, dinliyorum.- Talim derecesi, Kaptan.
Kirk here. 94 percent. Exercise rating, captain.
Etrafınızda dönün. Kaptan, talim hedefi siz olacaksınız.
Captain, you will be practice target. Turn around.
Etrafınızda dönün. Kaptan, talim hedefi siz olacaksınız.
Turn around. Captain, you will be Practice target.
Basıncı ve hizayı düşünürsün tetiği çeker, Talim yaparken.
You pull the trigger… and you think about pressure and alignment. Now, when you practice.
Basıncı ve hizayı düşünürsün tetiği çeker, Talim yaparken.
When you practice, you pull the trigger… and you think about pressure and alignment.
Talim yapıyorlar.
They are doing exercises.
Bugün çeşitli aletlerle biraz talim yapacağız. Aletleri nerede depoladığımızı göstereceğim.
We're gonna spend some time today drilling various tools, show you where things are stored.
Results: 292, Time: 0.0504

Top dictionary queries

Turkish - English