Examples of using Talim in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ya talim değilse?
Soyun asker! Birazdan bana neden talim çavuşu dediklerini anlayacaksın!
Crixus! Talim kılıçları.
Talim alıştırmalarını reddetmeye izin verilemez. Hayır.
Çavuşum, tabur komutanı herkesin talim için toplanmasını istedi.
Crixus! Talim kılıçları!
Otur. Timmy, ben orduaki talim çavuşu gibiyim.
Talim alıştırmalarını reddetmeye izin verilemez. Hayır.
Dışarı, talim molası!
simgesel düzen, talim vesaire vardır.
Ceza olarak, talim hedefi olacak.
Bay Bush, bir saat kadar toplarla talim yapacağız.
Görev olarak, geçerken talim hedefine vuracaksınız.
Kirk, dinliyorum.- Talim derecesi, Kaptan.
Etrafınızda dönün. Kaptan, talim hedefi siz olacaksınız.
Etrafınızda dönün. Kaptan, talim hedefi siz olacaksınız.
Basıncı ve hizayı düşünürsün tetiği çeker, Talim yaparken.
Basıncı ve hizayı düşünürsün tetiği çeker, Talim yaparken.
Talim yapıyorlar.
Bugün çeşitli aletlerle biraz talim yapacağız. Aletleri nerede depoladığımızı göstereceğim.