Examples of using Tate in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Cuma günü Tate Müzesinde Richard Avedon sempozyumuna gidiyorum.
Tate Modernde retrospektif bir sergisi vardı.
Profiline göre Tate paranoyak şizofrenmiş.
Tate ile kaçıyor.
Temmuz 1969da Tate tek başına Los Angelesa döndü.
Dikkatini Tate, Winter ve diğer Orkestra kaçakları üzerinde yoğunlaştırmalısın.
Tate gitmiş.
Tate 1979da New Yorkta bulunan Büyükşehir Operasının uluslararası organizasyonları düzenleyen yönetmeniydi.
Tate Britain resmi websitesi İngilizce.
Tate Salisbury, Wiltshireda doğdu.
Tate Üniversitesinden bir öğrenci öldü.
Jilly mimar,* Tate kompleksine ilave edilecek binayı tasarlıyor. Vay embesil.
Bayan Tate durumu tümüyle biliyor.
Londraya gidip Tate müzesini ziyaret etseler daha iyi.
Tate veya LaBianca cinayetlerini senin işlemediğini biliyoruz.
Bu Tate ailesinin düğünü.
Tate cinayeti ne durumda?
Tate, her iki olayda da doğru olanı yapmaya çalıştı.
Tate Modernde bir fotoğraf var.
Tate danışmanlık programı.