Examples of using Taverna in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kesin yakınlarda bir Taverna vardır ve herşey yoluna girecektir.
Taverna kavgasındaki korkak çocuk.
Mesela, kulplu sürahide bal likörü servisi yapan taverna kızı.
Ya da Taverna Flavia.
Lehane şehirde taverna işletiyor.
Pekala, mavi kapılı olan taverna.
Bu yüzden de taverna işletmeni değilim.
Tanrım. Unuttum. Taverna.
Midillide bir rebetiko taverna var.
Midillide bir rebetiko taverna var.
Öyle miyim? Taverna nasıldı?
Öyle miyim? Taverna nasıldı?
Öyle miyim? Taverna nasıldı?
Bonnda Karl, Trier Taverna Kulübü İçki İçenler Topluluğuna( Landsmannschaft der Treveraner) katıldı ve hatta bir ara başkanlığını da yaptı.
Yerel taverna sahibi gizli oğlu Jack Porterin kolunda… operaya gelerek kendi dramını yaratmış oldu.
bir zamanlar bir taverna durduğunu söylüyor;
Organize suçlar bölümü McGuire ailesinin Eski içki kaçakçısı olduğunu böylece taverna işine girdiklerini söylüyor.
bir topala… umut verecek taverna masalları.
Ne Kral George umurumda ne de bir topala… umut verecek taverna masalları.
ben, yanı başımızda kılıçlar… bu gece yataklarımızı ısıtacak iki taverna fahişesi.
