Examples of using Tavuklu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tavuklu tako. -Ben alırım.
Tavuklu salata da bir ünlü mü?
Tavuklu sandviç söyleyeceksin çünkü ben sana söylüyorum, yapacaksın.
Buzlukta tavuklu kiş var. Anlıyorum.
İki tane tavuklu makarna lütfen.
Burada iki tavuklu sandviç var.
Bu sabah tavuklu sandviç yedim. Evet.
Hafif takılacağım… tavuklu pirzola tabağı alacağım.
Hafif takılacağım… tavuklu pirzola tabağı alacağım.
Doğumgünü var. Tavuklu sandviç ve masa sekizde.
Tavuklu sandviç ve masa sekizde doğumgünü var.
İster tavuklu alın ister biftekli!
İster tavuklu alın ister biftekli!
Sadece tavuklu biftek sipariş edersen.
Tavuklu pilav güzel görünüyormuş. Hanımefendi belgeseli izleyince buraya gelmiş.
Tavuklu pasta ve yanında buzlu çay alayım lütfen.
Tavuklu pasta ve yanında buzlu çay alayım lütfen.
Ben onlar tavuklu çörekler sanıyordum.
Tavuklu Linguini diyorum.
Az önce moddaydım ama. Ama bi çanak tavuklu salata yemeden önceydi.