Examples of using Tazeler in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Belki yan odadaki ölü kurabiye hamuru yığını, hafızanı tazeler.
Hayatım.- Rosto? Tazeler.
Belki ziyaretçi kayitlari hafizanizi tazeler.
Çok iyiler, tazeler.
Belki ziyaretçi kayıtları hafızanızı tazeler.
Çok tazeler.
Belki ziyaret kayıtları hafızanızı tazeler.
Yengeçler de çok tazeler.
Doğruca ormandan gelme, besleyici, bereketli ve tazeler.
Çok tazeler, bu sabah yaptım.
Çok tazeler, bu sabah yaptım.
Sana kahve ve çörek aldım, bu sabah tazeler.
Çok tazeler.
Çok tazeler.
Merhaba. Çok tazeler!
Evet, nefesini tazeler.
İnanılmaz derecede tazeler.
Çok tazeler.
Çok tazeler.
Bunu tazeler misin?