Examples of using Teddye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
O bir anlık uyku,… ve Dan Kauffman… aynı Jack ve Teddye… ve geri kalan herkese olduğu gibi. Beckynin ruhunu öldürmüştü.
Evet ve Noel Baba Teddye'' Üzgünüm tu-tu-tutamadım.'' demişti.
Daha kargaları bokunu yemeden gidip suçluyu almamız gerekiyor bu yüzden Teddye sadece asansörden odaya geçerken normal bir şekilde davran.
Ona Teddyden bir mesajım var.
Teddyin söylediği ses.
Teddyle ayrıldığınızı duydum Sean.
Teddyle benim bir haberimiz var.
Adı Teddydi. Çok şirindi.
Sonra da Teddyle, Maddie için en iyisini yapmaya karar verdik.
Yatınla Teddyle birlikte beni de Jamaika Rivieraya götüreceğini söylemiştin.
Eddy Teddyden nefret ediyoruz.
Teddyden ayrılmamı mı istiyorsun?
Sen Teddyle kal, çok öğreneceksin.
Teddyle birlikte olduğunu biliyorum.
Aslında, silah ve Teddyde olan mini buzdolabından istiyorum.
Sence, buluşmada Teddyde olmalı, değil mi?
Bak bunun Teddyle hiç bir alakası yok.
Sen de Teddyden özür dileyeceksin.
Neyse, Teddyle bu geceki çello konseri hakkında konuşmalıyım.
Benim kıymetli, masum Teddyim artık o kadar da masum değilmiş.