Examples of using Televizyondaki in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evet, televizyondaki.
kadar sevdiğimi biliyorsun televizyondaki törenler.
Televizyondaki, değil mi?
Bu televizyondaki adam, değil mi?
Televizyondaki psikiyatr mı?
Sen televizyondaki kızsın.
Televizyondaki eleman mı?
Ve televizyondaki görüntünün daha gerçekçi olduğunu fark ettim.
O televizyondaki ben değildim. Ama telefonda konuştuğun bendim.
Televizyondaki Cehennem Köpeğinin peşinde misin?
Ben büyüdüğümde televizyondaki Maskeli Süvari olmak istiyorum.
Buraya en önemli müşterimi televizyondaki ilk dizisinin yapımcılığını yaparken desteklemeye geldim.
Erkeğe televizyondaki resmi gösteriyorsunuz
Bu televizyondaki adam değil mi?
Televizyondaki daire.
Bu televizyondaki o ünlü vaiz, hatırladın mı?
Aha sen şu televizyondaki geri zekalı adam değil misin?
Tanrım… sen televizyondaki adamsın dimi?
Televizyondaki Peder Gene Purdy.
Sen televizyondaki adamsın, değil mi?