Examples of using Televizyonuna in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sonrasında Hırvat HRT televizyonuna verdiği demeçte'' Bana olan şey aptalcaydı,'' diyen Kosteliç şöyle devam etti:'' İlk bölümden sonra yarışı bırakmayı düşündüm fakat yarışı düzenleyenler ve beni desteklemeye gelen taraftarlar için bitirmek zorundaydım.
kapama eylemlerini yorumlayan Gruevski, Makedonyanın A1 televizyonuna Salı günü verdiği demeçte, kendisini Ali Ahmetinin partisini kabineye almaya mecbur bırakan yasal bir hüküm olmadığını söyledi.
Almanya Savunma Bakanı Franz Josef Jung Pazar günü geç saatlerde ZDF televizyonuna verdiği demeçte,'' çok iyi gittiğini'' söylediği yakın tarihli BH seçimlerine işaret ederek,
Saraybosna merkezli TV1 televizyonuna 14 Martta konuşan Dodik,'' Sırplar NATO ile son derece olumsuz bir deneyim yaşadı. Yine de İttifakla iyi ilişkiler kurma konusunda sıkı çalışmaya kararlı olmakla birlikte, NATO üyeliğiyle ilgili kesin karar zamanı geldiğinde, insanlara bir referandumla ne düşündüklerini söyleme fırsatı vermeliyiz.'' dedi.
Antena 1 televizyonuna verdiği demeçte Pacepa,'' 22 Temmuz 1978de Çavuşesku beni yanına çağırdı ve ÖARdeki Rumen programlarının başkanı olan Noel Bernarda suikast düzenleme talimatı verdi.'' diyerek şöyle devam etti:'' Bu gerçekten bardağı taşıran son damla oldu.'' Bundan iki gün sonra Pacepa, diplomatik işler için gönderildiği Bonnda Sovyet bloğundan Batıya iltica eden en yüksek mevkili istihbarat yetkilisi oldu.
Beni ilgilendiren ünlüler magazini, Beni ilgilendiren 500 kanallı televizyonlar.
Evde bir televizyonum var bu konuda iyiyim muhtemelen.
Plazma televizyonlar, müzik setleri ve ipadler?
Düz ekran televizyon ve telefonda video konferansı tutturduk.
Yaşamak için televizyon çalan bir gurup serseri hırsızla uğraşmıyorsun.
Çünkü, televizyonda olacağız, ve televizyon alacak kadar para kazanacağız.
Ve onun televizyonunu ben sabote etmedim, eğer sorduğunuz buysa.
Sizi televizyondan tanıyorum, değil mi?
O gece televizyonda onu gördüğümde bunu anladım.
Televizyonum yok ve Arthura eve dön diye yalvarmak üzereyim.
Sürekli televizyonda gördüğüm bir adam var.
Bruce ve annem televizyonda thighmasters satıyorlar yani ikisi de ünlü.
Hani şu televizyondan çıkan sırılsıklam olmuş ufak kızın olduğu.
Ama yıllardır televizyonda'' Arkadaşları'' seyrediyorum.
Evet, televizyonda'' bok'' diyecekler.
