Examples of using Tendonlar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İncinen tendonlar, alçılar, şişmiş parmaklar,
Bağlar ve tendonlar ayağın yaylı kemerlerini destekler,
Tendonların kopmuş.
Tendonlarını koparmışsın.
Adam tendondan vurdu.
Onların tendonlarını kesiyordu… ve zavallı şeyleri topallatıyordu.
Vücudun pozisyonu tendonlara baskı uygular bu da kolunu hafifçe yukarı çektirir.
Yüz kasların, tendonların, kemik yapın,
Tendonları, bağları ve eklem kapsüllerini etkilediğini biliyoruz.
Sağ diz menüsküsü ve tüm tendonların… ağır biçimde yırtılması nedeniyle olmuş.
Sağ diz menüsküsü ve tüm tendonların… ağır biçimde yırtılması nedeniyle olmuş.
Sağ diz menüsküsü ve tüm tendonların… ağır biçimde yırtılması nedeniyle olmuş.
Tendonların durumu iyi.
Tendonların vardır, kas tendonları ve dokuların.
Tendonlarını ve damarlarını düzelttiler.
İki ayağı kırıldı ve omzundaki dört tendon koptu.
evet, tendonların.
Boyun omurlarını artı 18 ayrı kas ve tendonu da koparmanız gerekir.
böbreklerinin yanında aşil tendonlarını da almışlar.
Yüzden fazla kas, tendon ve bağ vardır.