Examples of using Terle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Doğuştan gelen hakkınız bu. Bedeli kan ve terle ödendi.
Tiner kokuyorum. Azıcık terle karışık.
Evet, bütün yağı terle dışarı atıyorsunuz!
Bir miktar DNA olsa da terle buharlaşmıştır.
Daha az terle yeter.
Bedeli kan ve terle ödendi.
Nedir bu? Güreş müsabakam için terle kilo atıyorum?
Sanırım vücudumdaki tüm sıvıyı terle attım.
Plan yap, terle ve durmadan çalış ama planlarının içinde en büyüğü gidip bir hiçe dönüşsün.
Ölüyü etle, terle ve belki de biraz kanla onurlandıralım mı, ne dersin?
yat örtün, terle ve bol sivi iç.
kanla, canla, terle ve milletin sidiğinin temizlenmesiyle uğraşarak alındığını bilmeyecekse bu biletlerin?
Ya eğer, bütün bunlardan sonra, kanla, canla, terle ve milletin sidiğinin temizlenmesiyle uğraşarak alındığını bilmeyecekse bu biletlerin?
yat… örtün, terle ve bol sivi iç.
yat… örtün, terle ve bol sıvı iç.
Çiftçilik bir gelenek gibi terle zahmetle nesilden nesile aktarılıyor. Çünkü insanoğlu için öncelikli olan bu hayatta kalmak.
Chekhov bende sarı safra olduğunu düşünüyor,… terle ve kanla atmam gerekiyormuş,
Neden terliyorsun, gergin misin?
Terlemek benim için kötü.
Başım ağrıyor ve çok terledim… ve bi şişkinlik var.