Examples of using Teyzesiyle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Anneyi istemiyor, teyzesiyle olmak istiyor!
Ailesi erkenden öldüğünden teyzesiyle yaşıyor.
Christine Skubishin amcası ve teyzesiyle tanıştım.
Callie bu sabah teyzesiyle Canadaya gitti.
Rhinelandda, teyzesiyle beraber.
Annesi ve teyzesiyle yaşıyordu.
bu yüzden Alisa teyzesiyle kalacak.
Evet. Sam de teyzesiyle konuşmuş!
Evet. Sam de teyzesiyle konuşmuş.
Sonja Çinden geçen yaz, teyzesiyle yaşamaya gelmiş.
Dedesiyle, teyzesiyle ve tüm arkadaşlarıyla konuşup onlara ne kadar tuhaf olduğunu söyleyeceğim!
Teyzesiyle konuştum ve söylediğine göre… Hightower ve çocukları bir trafik kazası geçirmişler.
Fakat Bay Fnin teyzesiyle birlikte sizi ziyaret edip sizi tebrik etmeyi ve iyi dileklerimi sunmaya geldim.
bale hocasıyla ve teyzesiyle yattın!
üç kez aynı kadınla evlendi sonra vazgeçip, kadının teyzesiyle evlendi.
Mary ve annesi Marynin teyzesiyle yaşamak için taşındılar.
hiç evlenmemiş iki teyzesiyle konuştum.
Kardeşiniz işbirliği yapmadı ama küçük Sawyer… sizin Taylor Teyzesiyle evin önünde nasıl öpüştüğünüzü anlatmaya çok istekliymiş.
On iki yaşında, Lochaberde teyzesiyle kalırken, büyülü güçlerin nasıl elde edileceğine dair talimatlar aldığını ve herkesin göremeyeceği, gözle görülemeyen şeyleri görebilme yeteneğine sahip olduğunu iddia etti.
tiyatroya giderek ve bir de Brooke teyzesiyle takılarak geçirmek istediğini söyledi.
