Examples of using Ticaretten in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
De ki:'' Allahın Katında bulunan, eğlenceden ve ticaretten daha hayırlıdır.
Hayatımı ticaretten kazanıyorum.
Ben bunu ticaretten arkadasim olan Niklas Creutz ile gelistirdim.
Yarın ticaretten sınav var ve çalışmalıyım.
Fakat ticaretten daha kolay ve keyifli.
Insanlar ticaretten zar zor kazanıyor. Kent ağır borç altında.
Fakat ticaretten daha kolay ve keyifli.
De ki,'' ALLAHın yanında bulunanlar eğlenceden ve ticaretten daha iyidir.
Kendime not, ticaretten nefret ediyorum.
Bundan sonra ticaretten ayrıldı.
Geçen ayın sonunda, Başbakan Vladimir Filat düzenlemeyi görüşmek üzere ABnin Ticaretten Sorumlu Komisyon Üyesi Karel De Gucht ile Chisinauda bir araya geldi.
Yılında iş yaşamını öğrenmek için Madride gitti fakat ticaretten hazzetmedi ve uzun bir çıraklık döneminden sonra gazeteciliğe döndü.
Üstelik ben senin gibi ticaretten de anlamam. Benzincilik de hiç yapamam.
OPECin Emperyalizmi olduğundan Ve serbest ticaretten.
De ki:'' Allahın Katında bulunan, eğlenceden ve ticaretten daha hayırlıdır.
Onlara de ki:'' Allah katında bulunan, eğlenceden de ticaretten de hayırlıdır!
Bu adamları idama göndermemenizi umuyorum. Başka nasıl kıyılarımızı bu haksız ticaretten kurtarırız ki?
De ki:'' Allahın yanında bulunan, eğlenceden de ticaretten de hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
O yüzden ücretsiz pazarlardan, ücretsiz ticaretten bahsetmemiz lazım.
Ama çok daha önemli olduğunu düşündüğüm bir şeyle bitirmeme izin verin, ticaretten çok daha önemli bir şey.