Examples of using Timin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Timin cinayetinde de bir şekilde rol oynamış.
Timin evinde bulunan izole kan sıçraması numunesi.
Beyler, Timin doğum gününü kutlamayı unutmayın.
Timin geri kalanı ne olacak?
Timin telefonundan size bir mesaj var.
Timin öldürülme gecesi için Nick Huntleynin aracının başka görüntüsü yok.
AC-12, Timin evindeki kanıtları incelemek istiyor.
Dannye Timin Madisondaki hızlı yükselişini anlat.
Timin dairesine mi?
AC-12nin Timin evine girmek istediğini bilmelisin diye düşündüm.
Birisi Timin kanı gibi görünmesini sağlamak için başını belaya soktu.
Bu kovboy Timin otobüsünde Flash ve Pete ile yatacakmış.
Senin şifrenle Timin ofisine giriyor.
Timin bir kız arkadaşı varmış.
Bunlar Timin çamaşırları.
Timin okula gidişine.
Aslında, Timin işleri gayet iyi gidiyor.
Timin oğlu.
Timin dönmesini bekliyoruz.
Bu Timin adamları başarıyı sever.