TOPAK in English translation

lump
yumru
topak
ahmak
parçası
bir şişlik
yığını
şişkinliğin
şeker mi
aynı kefeye
pellet
saçma
hap
topak
pelet
topu
bir tablet
parçacığı
yağışıweather forecast
lumpy
topaklı
yumrulu
pütürlü
pofuduk
glob
tanrım
topağa
bir damla

Examples of using Topak in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bonanza Stud sol eliyle yarı yoldan ateş etti… topuğumdan, iki topak ham demirden saçma topladım.
Two pellets of crude-iron buckshot I mean, Bonanza Stud had his hand shot halfway out of my, my ankle.
Topak, Rüzgâr, Ateş ve Polenin bile bir süre menajerliğini yaptım
I even managed Earth, Wind, Fire Pollen for a little while,
Bonanza Stud sol eliyle yarı yoldan ateş etti… topuğumdan, iki topak ham demirden saçma topladım.
I mean, Bonanza Stud had his hand shot halfway out of my, my ankle. and I picked, uh, two pellets of crude-iron buckshot.
Bonanza Stud sol eliyle yarı yoldan ateş etti topuğumdan, iki topak ham demirden saçma topladım.
Bonanza Stud had his left hand shot half away… and I picked two pellets of crude-iron buckshot… out of my ankle.
anladigim kadariyla… Metal Gaga bir efsane degil… ay tutulmasina ugratilmis köleler ordusu kuruyor… büyülü topak yiginlariyla dünyayi ele geçirmeyi planliyor.
Beak is not a myth… he's building a slave army of moon-blinked owlets… and is planning to conquer the world with magical pellet debris.
anladığım kadarıyla… Metal Gaga bir efsane değil… ay tutulmasına uğratılmış köleler orduşu kuruyor… büyülü topak yığınlarıyla dünyayı ele geçirmeyi planlıyor.
Beak is not a myth… he's building a slave army of moon-blinked owlets… and is planning to conquer the world with magical pellet debris.
Onun topaklı yatağı ayın kraterli yüzeyi gibi görünüyordu.
His lumpy bed looked like the cratered surface of the moon.
Kimse topakları sevmiyor mu?
Doesn't everyone love pellets?
Topaklı ama güzel.
Lumpy, but delicious.
Patricke topakları vermeyi unutma!
Don't forget to give patrick pellets.
Topaklı, ama lezzetli. Mmm.
Mmm. Lumpy, but delicious.
Hemen sonra çiğ et topağına benzersin.
Just after, you look like a lump of raw meat.
Bu topağa ne demeli?
What do you call that glob?
Denizde yüzen topakları ve sonra da çuvaldakileri bulmuşlar.
Pellets like this floating in the sea, and then they're found in the bags.
Topaklı, ama lezzetli. Mmm.
Lumpy, but delicious. Mmm.
Topaklı, ama lezzetli.
Lumpy, but delicious.
Shania wasabi topağı yedi, şimdi de kusuyor.
Shania ate a glob of wasabi, and now she's throwing up.
Her yere tavşan topakları atıyordu.
Throwing rabbit pellets everywhere.
Sonra sütün bej rengi ve topaklı değil de pürüzsüz ve beyaz mı diye bakabilirsiniz.
So, you can check then not beige and lumpy.
Ne?- Hidrojen siyanür topakları.
The hydrogen cyanide pellets.- What?
Results: 40, Time: 0.0288

Top dictionary queries

Turkish - English