Examples of using Torbaya in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kendimi torbaya girmiş bir kedi gibi hissediyorum.
Torbaya sinen koku gazlı beze siner,
Elimizdekileri bu torbaya koyalım ve ne elde edeceğimize bir bakalım?
Doğruca torbaya vurun.
Gelişim gösterdikçe torbaya fasulye koy, daha sonra da küçük taşlar koy.
Kanıtı nasıl torbaya koyabileceğini öğrenmek.
Torbaya bağla Ivan!
Sanki onu torbaya koyup borularla dövmüş gibilerdi.
Torbaya nefes ver.
Bardağa işe, torbaya sıç, bunları şefin masasına bırak.
Pekala, cesedi torbaya koyup sizinle orada buluşurum.
Torbaya koyalım.
Parayı torbaya koy, acele et!
Bunu torbaya koyalım mı?
Callanın başındaki torbaya bağlı iple aynı.
Ayrıca torbaya ihtiyacım olacak.
Torbaya vururken kimin yüzünü hayal ediyorsun?
Bunu torbaya koyayım. Ultraviyole ışınla karnına bakmamız lazım.
Onu torbaya koy ve kırmızı direğin yanında bekle.
Torbaya vururken kimin yüzünü hayal ediyorsun? Sakin ol þampiyon.