TORUN in English translation

grandchildren
torununu
torunu
grandson
torunum
torunu
oğlum
grandkids
torunları
torun
granddaughter
torunum
torunu
kızım
descendant
torunu
soyundan
soyundan gelen
torununu
nesillerinden
grandbabies
torun
torunlar
torun
toruń
torun
grandchild
torununu
torunu
grandsons
torunum
torunu
oğlum

Examples of using Torun in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Üç nesil. üçüncü nesil torun. ikinci nesil kız çocuğu ve yarı melez anneanne.
Quadroon daughter, octoroon grandson. Three generations. Half-blood grandmother.
Leonardın, bana torun vermek istemediğin hakkında… söyledikleri şeyler de ne?
About you not wanting to give me grandbabies? What's this Leonard says?
Günaydın torun.
Good morning, Granddaughter.
Torun, yüzde 60 miras vergisi.
Five grandkids, 60 percent inheritance tax.
Torun da senin de cehenneme kadar yolunuz var.
You and Tor can rot in hell together.
Bir hafta sonra Torun tren istasyonunda buluşacağız.
And then we will meet at Torun train station in a week.
Hayır benim söylediğim şey, torun büyükanneyi yeniden yarattı.
What I'm saying is, the granddaughter remade the grandmother.
Ne kadar çok torun istediğini biliyorum.
I know how much you want grandbabies.
Ben torun istiyorum.
I want a grandchild.
İki yakışıklı torun görüyorum burada.
Aww… I see two handsome grandsons.
Gitmeliyim. Kirin Torun yardımına ihtiyacımız var.
We need the help of the Kirin Tor. I have to go.
Robin, bunun torun istememekle alakası yok.
Robin, it's not that I don't want grandkids.
Benim torun Conn Üniversitesine gidiyor.
My grandson goes to Conn College,
Ona bir kız torun verdi.
He gave her a granddaughter.
Yard. Doç. Dr. Hamdi Torun, Boğaziçi Üniversitesi.
Assoc. Prof. Dr. Hamdi Torun, Boğaziçi University.
Torun istiyorum.
I want a grandchild.
İki yakışıklı torun görüyorum burada.
I see two handsome grandsons.
Hemen Kirin Torun yardımına ihtiyacımız var!
We need the help of the Kirin Tor. Now!
Bana bir torun vermek zorundasınız.
you will have to give me a grandson.
Futbol umrumda değil, ben torun istiyorum.
I don't care about soccer, I want grandkids.
Results: 365, Time: 0.0356

Top dictionary queries

Turkish - English