Examples of using Torunlar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Torunlar var, onlar bana yardım etti.
Torunlar var tabii, ama en büyüğü 1 2 yaşında.
Torunlar nasıl?
Bunlar da torunlar.
Damat kayıp ve torunlar da onlarda.
Peki ya oğlanlar ve torunlar?
Belki bana köyde namımı yürütecek… güzel torunlar verebilir.
Kocaya karşı sonsuza dek mühürlü olmalı. Torunlar.
Bütün çocuklar ve torunlar geldi.
Üzülme, Anne. Çocuklarımızı yetiştirdik ve torunlar büyüyor!
Bir gün torunlar atılmış.
Bir gün torunlar atılmış.
çocuklar, torunlar… hepimiz burada… geleneksel nahoş yönetim kurulu toplantısı ve yemeği için toplanmıştık.
Bay Tewarinin en büyük torunu, evleniyordu. Ve tüm torunlar ve kuzenler düğün için uzaklardan geldiler.
eşlerinizden de size oğullar, torunlar verdi ve tertemiz şeylerle rızıklandırdı sizi.
Kız evlat, torunlar, damat, anne,
eşlerinizden de sizin için çocuklar ve torunlar yarattı ve size güzel rızıklar verdi.
kendi cinsinizden eşler halketti, eşlerinizden de size oğullar, torunlar verdi ve tertemiz şeylerle rızıklandırdı sizi.
Ve aynı zamanda bu muhteşem aile bu mükemmel çocuklar ve bu muhteşem torunlar için teşekkür ediyorum. Ve bugün burada evimize, kalbimize kabul ettiğimiz insanlar için de teşekkürler.
Ve ALLAH kendi cinsinizden sizin için eşler yarattı, eşlerinizden de sizin için çocuklar ve torunlar yarattı ve size güzel rızıklar verdi.