Examples of using Trav in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Trav, bana sizlerin o işte ne kadar harika olduğunuza dair hikayelerle kafasını doldurduğunuzu anlattı.
Görüyorsun Trav, erkek olmak böyle bir şey. Bir kadını hayal kırıklığına uğratacağının korkusuyla yaşıyorsun.
Trav küçükken evden kaçıp Key Largoya gitmişti,
Ben eve dönüyorum, Trav de Mark Landvikle takılacak ve birlikte güneye, Patagonyaya gidecekler.
Evet, nihayet hayatımı bir düzene sokup kendi evime çıkıyorum ve sonra Trav gelip, bana dönüşüyor.
Duş falan almak istersen? istersin, bilirsin, Vay be, Trav, belki temizlenmek… Evet?
Duş falan almak istersen? Pekala… istersin, bilirsin, Vay be, Trav, belki temizlenmek… Evet?
Trav ve Laurie 3 dolarlık karidesleri seviçeye çevirdiğimi istiridyeyi karpaçyo peyniriyle dövdüğümü görünce delilik olacak asıl.
Trav ve Laurie konusunda haklı olabilirsin ama onlar da sorumluluk alıp hepimizi şaşırtabilir.
benim memelerimi tuttu ama çok köpüklüydüler çünkü Trav 20 dakikadır yıkıyordu onları.
Dünyada onları bir tek ben yapmıyorum, Trav. Bazıları güzel.
Travla o konuşmayı yaptın değil mi?
Zavallı Trav.
Trav düştü.
Haydi Trav.
Kulakları, Trav.
Hadi, Trav.
Buyur, Trav.
Trav? Haydi?
Baksana Trav.