Examples of using Troya in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Troya surlarının etrafında dokuz tur atmışlar. Kaçmış mı?
Hayır, yani Troya yalan söylemek.
Winchesterdaki ırkçılık sorununa kolay çözüm diyerek Troya oy verenlerimiz oldu.
Kente kurucusundan dolayı İllion, İliosun babası Trosdan dolayı da Troya denir.
Nişancımızın klüp çalışanlarından biri olduğunu bilmek bizi tekrar Troya yönlendirdi.
Bir başka teori bu insanları Troya halkı olarak tanımlar.
Ayrıca küçük kasayı Troya ver.
Küçük kasayı Troya ver.
Evine hoş geldin… Troya Prensi Paris!
Bu kadar mı korkuyor? Troya yüzünü merhametten yana dönenlerden?
Evine hoş geldin… Troya Prensi Paris!
Duvarlarıyla… Troya kuzeyden güneye tüm Ege StrateJik limanı
StrateJik limanı ve devasalduvarlarıyla… Troya kuzeyden güneye tüm Egeticaretini kontrol ediyordu.
Öldüğünde bana ve Troya kalacak, ama insanlar değerli gördükleri insanları dinlerler.
Guzman tarafından yapılan ilk araştırmada rezerv tahmini 2 milyon troya onsuydu.
Bayanlar ve baylar, 2011 Albert Poland ödülünü doktorlarımız… Sean McNamara ve Christian Troya vermekten onur duyuyorum.
Bayanlar ve baylar, 2011 Albert Poland ödülünü doktorlarımız Sean McNamara ve Christian Troya vermekten onur duyuyorum.
Şuradaki Troya demiştim ki:'' Triffidler konusunda kimin yardımına ihtiyacımız var, biliyor musun Troy?
Hekabe: Troya kraliçesi, Priamosun karısı, Hektor, Kassandra
ehli kişileri işe almıştım. Sonra da Champlain Gölünden Troya büyük sallarla kereste taşımak için anlaşma yapmıştım.