Examples of using Tutuklanman in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yoksa bu ahalinin hayatlarını, göz göre göre tehlike atmaktan… dolayı senin tutuklanman için emir verirdim.
Eve geç geldiğin tüm o geceler, tutuklanman, hastaneye düşmen… Neden bu Trol savaşçılığını yapıyorsun?
yapsan Art Gladner sana güvenmiş. 9 tutuklanman 2 de bambaşka bir tür teslimattan suçlu bulunman düşünülünce bu garip.
Gordon tutuklandıktan 2 gün sonra kocan hücresinde ölü bulundu.
Ve Gerlach tutuklandıktan hemen sonra Zwartın sana gelmesi tesadüf değildi.
Tutuklanmaya direnme. Bir insanla konuşmak ister misiniz?
Carcer ilk tutuklanmanız değilse kimdi?
Seni şuracıkta tutuklarım, hafta sonu
Belki şimdi seni tutuklarım. Kızı da.
Belki şimdi seni tutuklarım. Kızı da.
Dün gece otel Knickerbockerda… tutuklanmaya karşı koyduğunuz doğru mu?
İkinci derece cinayetten tutuklanmış. Hırsızlıktan yatmış.
Dün gece otel Knickerbockerda… tutuklanmaya karşı koyduğunuz doğru mu?
Hartmann tutuklanmadan önce hamile kaldı ve hapishanede doğum yaptı.
Birkaç sınav. Tutuklanmadan önce de kaçaktın, değil mi?
Narkotikten ilk tutuklanmanız 16 yaşında olmuş değil mi?
Anne tutuklandıktan sonra günlüğünü saklayıp koruyan da Miep.
Efendim! Lord Coward tutuklanmanız için emir çıkardı, efendim.
Anne tutuklandıktan sonra günlüğünü saklayıp koruyan da Miep.
Lord Coward tutuklanmanız için emir çıkarttı, efendim. Bayım.