Examples of using Tuza in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Şu anda Hindistanda değiliz, tuza dikkat edin.
Bir kovaya, boya fırçasına beş kilo da tuza ihtiyacım var.
Her sevkiyat için 3 ton tuza ihtiyaç var.
Tam da Lilithin müritlerini Simonın tuza dönüştürdüğü an.
Tam da Lilithin müritlerini Simonın tuza dönüştürdüğü an.
Epey ceza verdin, insanları tuza çevirdin.
Her sevkiyat için 3 ton tuza ihtiyaç var.
Biz tuz çuvalları hazırlıyoruz. Her sevkiyat için 3 ton tuza ihtiyaç var.
Yaşayabilmeleri için büyük miktarda tuza ihtiyaçları vardır.
O fıstıkları ver. Tuza ihtiyacımız olacak.
Demir ile çevrili, tuza basılmış.
Pete, peki ya nesne, fırtına tarafından yaratılan tuza bulanmış bir avuç obje değil de tuzun kendisiyse?
Mahsuller üzerinde testler yapmaktadır. Afrikadaki 12 ülke susuzluğa, tuza dayanıklı ve geliştirilmiş besin değeri bulunan.
Suya fluorid katmanın yanı sıra, bir çok araştırma yapılmakta… tuza, una, meyve sularına, sabuna, şekere, süte fluorid karıştıracaklar.
Mahsuller üzerinde testler yapmaktadır. Afrikadaki 12 ülke susuzluğa, tuza dayanıklı ve geliştirilmiş besin değeri bulunan.
Suya fluorid katmanın yanı sıra, bir çok araştırma yapılmakta… tuza, una, meyve sularına, sabuna, şekere, süte fluorid karıştıracaklar.
Suya fluorid katmanın yanı sıra, bir çok araştırma yapılmakta… tuza, una, meyve sularına, sabuna, şekere, süte fluorid karıştıracaklar?
Suya fluorid katmanın yanı sıra, bir çok araştırma yapılmakta… tuza, una, meyve sularına, sabuna, şekere, süte fluorid karıştıracaklar.
Suya fluorid katmanın yanı sıra, bir çok araştırma yapılmakta… tuza, una, meyve sularına,