Examples of using Una in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Saçmalık. Una, bütün posterleri yeniden bastırdı.
Onları una batırdık ve kahvaltı için kızarttık.
Una basmak üzeresin, artık genç değilsin.
Una Mensden kurtulmak için Vexin tamamına ihtiyacım var.
Dirseğini atlamışım. Una bulandığında, haber ver, Leroy.
Merhaba, ben Una.- Merhaba.
Merhaba, ben Una.- Merhaba.
Ayrıca, Una çok meşgul.
Una alerjisi var. Emin değilim.
Una alerjisi var. Emin değilim.
Una alerjisi var. Emin değilim.
Una olan aşkımı o zaman keşfettim.
Hamuru una bulayalım.
Una basmadan, Spyros da kaptan olacak.
Bir kase una koyar ve osurmasını beklersin.
Bayan Owenın adı Una Nancy.
Öğütür, una dönüştürür.
Şu sokaklarda sattıkları una benzemiyor.
Bunu yapmak için iki kase una ihtiyacın var.
Yumurtaya sok ve una bula.