Examples of using Uno in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben numero unonun en iyi örneğiyim.
Unonun adı da Erik Larsenmiş… Üstelik zanlıymış.
Unonun ne zaman geleceğini asla bilemezsin.
Peki… Unonun odasında… bunu buldum.
Unonun kayığı olduğunu biliyor muydun?
Dizüstüm Unonun dolabında kilitli.
Grace, Unonun nasıl oynandığını öğreteceğini söyledi.
Unonun adı da Erik Larsenmiş… Üstelik zanlıymış.
Niyetim Unoya yardım etmekti sadece.
Nasıl desem… Unoyla beni dert edinmek zorunda değilsin.
Unoyla aranızda ne var?
Unoya senin fikir kutunu gösterdim.
Ama, Unoya söyleme.
Ama, 17 yaşımdan beridir de Unoyu tanıyorum.
Maja.- Bu konuda Unoyla görüşmeliyim.
Hepimiz 304te çıplak UNO oynuyoruz.
Aman tanrım UNO.
BANKALAR VE 1772 YILINDA İzlanda SolanderS YOLCULUK ON UNO VON TROIL MEKTUPLARI.
Unoyu sever misin?
Evlendiğini ve UNOda öğretmen olduğunu duydum, doğru olmadığını söyle bana.