Examples of using Ups in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Keşke ona saat alsaydım.- Ups.
Sen. Bir bıçak istermisin? Ups.
Sen. Bir bıçak istermisin? Ups.
Köstebek mi varmış? Ups.
Annen bir tür kontrol manyağı. Oh. Ups.
Oh. Annen bir tür kontrol manyağı. Ups.
Galiba bunu bilmeni istemiyor. Ups!
Galiba bunu bilmeni istemiyor. Ups!
Ups sloganı değil miydi o?
Ups, aşk polisi gelmiş.
Ups, sanırım yanlış olanı vermişim.
Ups, bu değil.
Birisi öldüğü zaman, ups.
Ups. Bu cepleri de… Kalem alabilecek birini tanıyor musun?
Mike Shinoda, 2004 Grammy Ödüllerinde ödül kabul konuşması sırasında, MTVnin Mash Ups showu kapsamında Jay-Z ile mash-up remixler üreteceklerini ifade etti.
sağa veya sola döndürebilirsiniz, ben de yapabilirim-- ups, bu sağa dönüş olacaktı Kahkahalar.
oyuncak sürme arabaları, acil durum aydınlatma ve bilgisayar ups sistemleri için gelişen pazar küçük sızdırmaz VRLA aküler ile enerjilendirilmiştir.
UPS yarın sabah getirecek.
Hani şu UPSde çalışan kokuşmuş herif.
Ayrıca, UPSde çalışan bir dostum var. O halletti.