Examples of using Usman in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Usmanın bu işe karıştığına dair kanıtın yok.
Bencilce saçmalıklar, Usmanın seçilmesini sağlayan aynı saçmalıklar.
Usmanın seni kullanmasına izin veriyorsun, Gordon.
Hükümet Başkan Usmana devam eden desteği nasıl haklı çıkarıyor?
Yönetimin sorunu Başkan Usmanın gitmesi halinde oluşabilecek iktidar boşluğu.
Başkan Usmanın cumhuriyetçi muhafızlarına isyan bastırma eğitimi vermekti.
Usmanı uluslararası istenmeyen kişi ilan edecek.
Sizce Başkan Usmanın suikastle ilgisi var mı.
Centasın arkasında Usmanın olduğundan şüphelendi
Demek, Warner, Usmanın aktif nükleer programı varmış gibi gösteriyor.
Usmana hemen gitmemiz gerekiyor.
Demek sonunda Usmanı yakaladık, hı?
Sen ne cüretle Usmana karşı çıkarsın?
Usmanı aramaya çalıştım çünkü telefonu kapalıydı.
Abu Usmandan sonra ikinci odur.
Abu Usmandan sonra ikinci odur.
Usmanı sen mi vurdun?
Sadiq, Mallam Usmana ne dedin? Bu saçmalık!
Ve Başkan Usmanı destekliyoruz.
Bu çocuk bizi Usmana götürecek.