Examples of using Utahta in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
New Mexicoda, Arizonada, Utahta, Teksa… Yii-haa! Ama şunu bil ki bunun mücadelesini veririz.
Çünkü Utahta böylesini görmemiştim. Ayrıca arabalar dolusu çevik kuvvet polisleri geliyordu ve kaldırımda durup olanları izledim.
Ama Utahta kültür böyleydi. Mormon kilisesine gitme konusunda pek iyi değildim.
Çünkü Utahta böylesini görmemiştim. Ayrıca arabalar dolusu çevik kuvvet polisleri geliyordu
Onlar, toz zerresinden bir ev büyüklüğündekilere kadar farklı boyutlardaki sayısız buzlu nesnelerden ibarettir, Utahta kayak yapmak gibi.
Biri, Newport Sahilinde yaptırılan bir manikür diğeri ise Utahta yaklaşık iki dakika sonra bir benzin alımı.
ama Ballard, Utahta bır gazetede bunu buldum.
Sorun şu ki, bu adam üç aydır Utahta bir hapishanede.
Ve diğeri Pennsylvaniada bir polis arabasına. Utahta bir bölge mahkemesindeki bir polis bölgesine.
Ve diğeri Pennsylvaniada bir polis arabasına. Utahta bir bölge mahkemesindeki bir polis bölgesine.
Bir bomba daha bulundu, bir bilgisayarcı otoparkındaydı. bu kez Salt Lake City, Utahta 20 Şubat 1987de.
bu kez Salt Lake City, Utahta 20 Şubat 1987de.
Yılında Utahta bulunan insan kalıntıları ve birtakım DNA bulguları başlangıçta Ruess
Utahta verimli ve sulak vadilere yerleşen Mormon yerleşimciler yerli Kızılderilileri daha verimsiz arazilere itmiş,
Utah Territorydeki Mormon olmayan yerleşimcilerin tacizleri ile Mormonların eleştirisine sebep olan ve Utahta bir madencilik endüstrisi kurulumuna yönelik Connorın girişimleri yüzünden Mormonlar ile albay Connor arasındaki sürtüşme ve şikayet konusu uzun yıllar devam etmiştir.
Utahta turneye çıkmıştım.
Utahta onunla birlikte çalıştık.
Sen Utahta bulunmaktasın.
Hava tümeni Utahta ilerliyor.
Utahta kaçırmaya teşebbüsten hüküm giydi.