Examples of using Vejetaryen in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evet. Doğru. Hepsi vejetaryen değil, öyle değil mi?
Sanki Andynin köpeği vejetaryen gibiydi.
Doğru. Evet. Hepsi vejetaryen değil, öyle değil mi?
Evet. Doğru. Hepsi vejetaryen değil, öyle değil mi?
Onlar vejetaryen oldukları için et yemezler.
Benim geçici ailem vejetaryen.
Şu an Birleşik Krallıkta yaklaşık iki milyon vegan ve vejetaryen var.
Dinle, baş amigo olarak başladığımda hepimizin vejetaryen olmasına karar verdim.
Dinle, baş amigo olarak başladığımda hepimizin vejetaryen olmasına karar verdim.
Soleil şehir merkezindeki vejetaryen fırından bağışlanmış yiyecekler getirdi.
Sofu vejetaryen insanları eğlendireceğiz Balders.
Vejetaryen olan benim.
Vejetaryen olan birkaç arkadaşım var.
Vejetaryen olan bir arkadaşım var.
Tom vejetaryen olan tanıdığım tek kişi.
Unutmayın, Tavşanlar vejetaryen ve Porsuk ceviz yiyemez.
Vejetaryen hamburgeri sipariş eden bir erkekle çıkar mıydın?
Sana vejetaryen burger getiririz.
Vejetaryen sanıyordum seni?
Vejetaryen olacaksın?