Examples of using Vice in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Vice takımının geri kalanı mı? Bu ne?
Senin Söylediğin, Vice Polisinin Mavi Rüyası.
Ben Vice dedektifiyim, Diane.
Bana bir iyilik yap. Bunları Vice ver.
Şerif, ben sadece dışarıda Vice bakıyorum.
Haberi kesip Vice verdim.
sen orada kalıp Vice dikkat etmelisin.
Hadi ama, zaten Vice açıkladım.
5 de Vice, çünkü o Vic.
Eve gelip onu Vice verdi.
Lemanskyyi öldürüyorlar, o da suçu Vice yüklüyor.
Yılında Vice dergisiyle bir röportajında bir katil
Vice, Complex ve The Source markayı canlandırmak için… şehre basın gezisine geliyorlar. Şimdi ayrıntıya girmeyelim.
Kötü göründüğünü biliyorum ama Vice yardım aldırtacağım.- Neyi açıklayacaksın?
Vice, Complex ve The Source markayı canlandırmak için… şehre basın gezisine geliyorlar. Şimdi ayrıntıya girmeyelim.
Eşim, Vice saat beşe kadar… 100,000 dolar bulması için süre verdi.
Bakın, gerçekten Branch için gittim… Ertesi gün neler olduğunu Vice anlattım.
Vice, Complex ve The Source markayı canlandırmak için… şehre basın gezisine geliyorlar. Şimdi ayrıntıya girmeyelim.
Vice, Complex ve The Source markayı canlandırmak için… şehre basın gezisine geliyorlar.
Vice, Complex ve The Source markayı canlandırmak için… şehre basın gezisine geliyorlar.