Examples of using Viktorun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ama Viktorun babası öyle.
Viktorun garajındaki kilit bu çekiçle kırılmıştı.
Viktorun bana iki kilo ot borcu var diye dolanmasına müsaade edemeyiz.
Yemin ederim Viktorun öldürülmesiyle hiçbir ilgim yok.
Gece yarısına kadar Viktorun arabasını bulmam lazım.
Viktorun son saatlerinde neler yaptığını görmemiz lazım.
Viktorun ölümüyle herhangi bir ilgin yok.
Viktorun arkadaşına verdim, adını da bilmiyorum.
Viktorun anahtarı.- Nedir bu?
Viktorun anahtarı. Al şunu! Nedir bu?
Doğru hatırlıyorsam Viktorun amcası Ladislaus Szápáry idi.
Viktorun payı borçlarını ödemeye yetecekti.
Bir elbise bulalım. Hadi Viktorun odasına gidip sana.
Nereye?- Viktorun evine.
Ölümüyle bir ilgim olduğunu düşünüyor.- Viktorun babası!
Hayır, Viktorun bunlar.
Viktorun seni buraya koymasının bir nedeni vardı,
Çünkü o zamanlar ben çok çalışıyordum ve Viktorun büyükannesinde kalmasının onun için daha iyi olacağına karar vermiştik.
Anders Viktorun kolunu bükmeye çalıştı, Viktor bunun Tanrının varlığını kanıtlamak için rezil bir davranış olduğunu söyledi.
1930ların başı), Viktorun bilimsel ilgi alanı çok genişti.