Examples of using Violet in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben de Violet ile yatabilirim.
Jonah, Violet hakkında bilmen gereken bir şey var.
Violet ve Christieye bir bakacağım.
Ben Violet, bu da kardeşim Klaus
Violet 18 yaşına gelene kadar bir kuruş alamazsın.
Violet- Hayalet Sümüklüböceğidir.
Jerry, şu Violet olayını çaktı galiba.
Violet ve Christieye bir bakacağım.
Bu Violet!
Violet Bicke para verdiğini tüm şehir konuşuyor.
Violet Yengenin vestiyerdeki eski gümüş tilki kürkünü almadım.
Onunla, annesi Violet Gravin ilgilenecek. Pekâlâ.
Annesi Violet Gravin ilgilenecek. Pekâlâ.
Kuzen Violet evine gitti.- Emin değilim.
Selam Violet.- Bu Violet. .
Merhaba Violet.- Bu Violet. .
Violet burada yeni
Violet, Olivianın ağaç bağış işiyle meşgul olacak.
Violet konusunda birçok şey bulduk.
Ya da Violet ve Sunnynin tabiriyle… Babam!