Examples of using Violette in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İşler yolunda gitmezse Violete yardım edecek bir tip değil.
Violetle düşündük taşındık ve yardım etmek üzere geri geldik.
Ve ben de Violetin bir sorunu varsa bilirim.
Fakat Kutuyu, Violetten saklamak zorunda kaldı.
Violet kaçtı, hastası kaçtı.
Sen Violetsin, değil mi?
Evet, Violetle konuştum ve bana birkaç önemli noktayı hatırlattı.
Ama Violetin o canavarı aramaya çıkmasındansa Butchın ölü olmasını yeğlerim.
Neden ne zaman Violetten bahsetsem çok tuhaf oluyorsun?
Violetin dans çılgınlığına gecikmiyor muyuz?
Violetten psikiyatrik değerlendirme isteyebilir miyim, isteyemez miyim?
Siz Violetin babası mısınız?
Violeti iade etmek istemez değil mi?
Saçmalama sen Violetin erkek arkadaşısın.
Violetin Sydneynin kızı olduğunu mu söyledin?
Yetenekli arkadaşımız Grace Violete yaramaz Franky Fitzgeralda müzik ve ışıklar için teşekkürler.
Arkadaşımız Violeti hatırlarsın.- Merhaba.
Violetin Oxyye döndüğünü biliyorsun, değil mi?
Violetle dans ederken resminizi çekmek istiyorum.
Gidemezsiniz Violetle dansederken resminizi çekmek istiyorum.