Examples of using Vizon in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Selam. Ben Maurine, vizon.
Erkek arkadaşım bana kumar oynayarak vizon ceket almak için Las Vegasa gitti ama getirdiği tek şey bu.
elmas ve vizon var, Rumun bana verdikleri bunlar.
Hatırlaman gereken şey, et reyonunda tanıştığın biri vizon bölümünde tanıştığın biri kadar çekici değildir.
Judyye Hudson fokunu verdim ama çinçila ve tabii vizon senin olsun.
siyah elbise, vizon şal.
Stanley, karını alışverişe çıkarıp, iç çamaşırından… vizon mantoya kadar herşeyi alacağız.
Karını alışverişe çıkarıp, iç çamaşırından… vizon mantoya kadar herşeyi alacağız, canım.
Vizon, giyim, aksesuar ve hatta kirpik uzantıları için yaygın bir kürk kaynağıdır.
Judye Hudson fokunu verdim ama çinçila ve tabii vizon senin olsun.
Geçen sefer, biri beni vizon mantoyla susturmak istemişti ama o gemi şirketinin başkanı hapse tıkılana dek asla vazgeçmemiştim hatta o kış zatürreeye bile yakalandım, bu yüzden.
Avustralya, AB ve ABD, köpek ve kedi kürklerinin ithalatını yasaklarken, veya vizon olarak yanlış etiketlendiğini göstermektedir.
elmas bir yüzük, vizon bir ceket gibi satın almak istediğiniz.
elmas bir yüzük, vizon bir ceket gibi satın almak istediğiniz.
şeylerin parasını öderiz diye düşünüyorum. elmas bir yüzük, vizon bir ceket gibi satın almak istediğiniz.
Kadınlar kürkleriyle hava atabilsinler diye… milyonlarca köstebek,… sincap, vizon, tilki, kunduz,… vaşak,
Ama sonunda zavallı vizonların çoğu vuruldu ve ezildi.
Bir atın nasıl vizona dönüştüğünü göstereceğim sana'' demiştin.
Vizonlar gibi. Her yerde.
Şu samurun yanında yeni vizonum eski bir gündelik ceket gibi kalıyor.