Examples of using Vodka in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Vodka öldürüyor. Bu tüm potansiyel radyasyonu yok ediyor.
Hala vodka kızılcık seviyorsun, değil mi?
Hala vodka kızılcık seviyorsun,?
Buldum. Bana vodka tonik hazırlayan ilk kişiye 300 dolar.
Vodka sevdiğimi nereden bildiniz? Buyrun.
Vodka getirme sırası sende.
Vodka gelir, diğerini içine dökersin ♪.
Vodka şisesinden ne haber?
Vodka Martini alacağım. Çalkalanmış, fakat karıştırılmamış.
Vodka Martini alacağım. Çalkalanmış, fakat karıştırılmamış.
Hayır efendim, Vodka.
Cin Collins Larryde, vodka Collins Stevede.
Bana bir vodka getir.
Tamam, şimdi, şimdi vodka şişesinin kapağını al.
Ve sadece konu vodka da değil.
Viski lobu mu yoksa vodka halkası mı?
Belki hep birlikte… şehirdeki Rus restoranına gidip vodka içebiliriz!
Onlar da olur tabi, ama vodka eğlencelidir.
Bir yudum aldım, vodka çıktı.
Bu durumda tek bardak sanırım. Bir şişe vodka, ve üç bardak.