Examples of using Volvo in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
önemli teknoloji yükseltmeleri ile Volvo FHyi yeniden satışa sundu.
Tamam, belki Volvo idi.
Lindsay, tekrar para harcamaya başlamayacaksın. Volvo!
Araba olmaz. Volvo olmaz demiştim.
Ben, Lexus Alana da Volvo. Araba olarak?
Ve sonra belki de şehri terkedip… Volvo satış mağazasına yakın bir yere taşınacaklar.
Tatlim, bu bir apartman, Volvo degil.
Görüyorsun, otuz bin mil Volvo sürdüm.
Adamın biri bana yarış motorlu steyşın Volvo hazırlıyor.
Evet, bu kadar. Volvo 940!
Evet, bu kadar. Volvo 940.
Özellikle Umeå Üniversitesi, ABB, Volvo, Skanska, Ericsson ve Ohrlings PricewaterhouseCoopers gibi şirketlerle beraber çalışmaktadır.
Volvo D12715 çift motor,
Kod adı C307 olan ikinci nesil Focus, Volvo S40, V50
De Volvo mühendisi Nils Bohlin bugün bütün araçlarda kullanılan 3-noktalı emniyet kemerini icat etti
Için Volvo'' Delta-link semi-independent rear suspension''( yarı bağımsız arka süspansiyon) isimli yeni bir süspansiyon sistemi üretti.
Fakat birkaç yıl önce Volvo bir konsept otomobil yaptı,
Fakat birkaç yıl önce Volvo bir konsept otomobil yaptı, Ve çok yüksek sesle övündüler.
Ama bir Volvon olsaydı… O Volvo sende olsaydı beyaz Magnum yiyebilirdin…- Kesinlikle.- Haklısın.
ilk nesil Volvo S80 ve diğer büyük Volvo otomobilleri ile P2 platformunu paylaşmaktaydı.