VUR in English translation

shoot
ateş
şut
vur
ateş et
vurun
çekimi
çekimini
çek
vuracak mısın
atış
hit
darbe
vuran
çarpan
isabet
suikast
vur
çarptı
vuruş
vuruldu
vurun
strike
grev
saldırı
ıska
darbe
vur
vurucu
vuruş
saldırır
saldır
kick
tekme
tekmelemek
vur
kapı
at
vuruş
devreye
knock
çalıp
çalacak
hamile
çal
vur
kapıyı çal
kapıyı
çalar
devir
tıklat
punch
yumruk
punç
panç
yumruklamak
kokteyl
vur
bir yumruktu
delgi
bang
bam
güm
yatmak
çakmak
becermek
bom
patlama
vur
düdüklemesini
bengt
tap
musluk
step
dans
çeşme
fıçı
dokun
vur
dinleme
vuruş
kullan
smite
vur
cezasını
isabet
cezalandır
vuruldu
slap
tokat
şaplak
tokatlamak
vur
bir şamar

Examples of using Vur in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
O zaman vur bana!
Well, then, slap me!
Vur. ÖIdür! Tamam. Git!
Kick. Go. All right. Kill!
İki kere vur. Bir… iki.
Tap twice. One, two.
Sadece sus ve gidip kafanı duvara vur!
Just stop talking and bang your head against the wall!
Danny, eğer bizimleysen evet için iki kere vur.
Danny, if you're with us, knock twice for yes.
Bunun üzerine Musaya:'' Asanla denize vur'' diye vahyettik.
Then We inspired Moses, saying: Smite the sea with thy staff.
Çok iyi.- Vur bana.
Punch me. Very nice.
Vur ve zikzak çiz.
Jab and weave.
Dişlerine vur, dago.
Beat your gums, dago.
Bana istediğin kadar vur, ama gitmeyeceğim!
Slap me if you like. But I'm not moving from here!
Öldür! Vur. Pekala. git!
Kick. Go. All right. Kill!
Gözünü kırp, cama vur ya da kuyruğunu salla.
Wag your tail. Blink twice or tap the glass.
bir şeye vur!
just knock on something!
Öp, öp, vur, vur, sayanora, amigo kampı.
Kiss, kiss, bang, bang, sayonara, cheer camp.
Bunun üzerine Biz Musaya:'' Değneğinle denize vur'' diye vahyettik.
Then We inspired Moses, saying: Smite the sea with thy staff.
Sert. Şimdi vur.
Now punch hard.
Şişeye vur!
Whack the bottle!
Pekâlâ, vur… bir, iki!
All right, jab-- one, two!
Lütfen vur bana onunla.
Please beat me with it.
Vur, bir kez daha vur ona!
Slap him once more, once more!
Results: 6190, Time: 0.0574

Top dictionary queries

Turkish - English