WALMART in English translation

walmart
wal-marttan
darty
walmart

Examples of using Walmart in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Mikserin sarılı olduğu o ucuz WalMart ambalajı gibi yırtıp açmayacaksınız.
you're all jacked up on caffeine, ripping off that cheap walmart paper to get your blender.
çocukken yaşadıkları evin artık Walmart olduğunu söyler miyiz?
that their childhood home is now a Walmart?
yıl önce öldüklerini… ya da çocukken yaşadıkları evin artık Walmart olduğunu söyler miyiz?
that their childhood home is now a Walmart? died 30 years ago?
büyük perakende şirketleri, örneğin Walmart… emlak değerlerine neredeyse tartışmasız negatif etkisi var.
the introduction of mega-retailers, like Walmart, almost invariably have a negative effect on property values.
ağzına kadar alaycı kuşlarla dolu 13 Walmart kağıt poşedi paketlemiş gibi herkesi toplayacağım.
packing like 13 brown paper Walmart bags full of loaded mockingbirds, and I will get everybody.
Walmart ve Sams Clublarda yayınlanan My Worlds Acoustic( 2010)
As the international alternative to the Walmart and Sam's Club exclusive My Worlds Acoustic(2010),
Walmarta ne dersiniz?
How'bout Walmart?
Walmartın burada yanlış yaptığı ne var?
For what exactly is Walmart doing wrong?
WalMarta sormayı unuttum. Siktir.
Shit! I forgot to ask Darty.
Walmartın sabah ilk açıldığındaki kokusu gibi birşey bu.
Kind of like a Walmart when it first opens in the morning.
Walmartta jetpack satılmıyor, şimdilik.
Jetpacks are not at the Walmart just as of now.
Arabayı Walmartın arkasına park ettik.
Just park behind the Walmart.
Hiç Walmarta gittin mi?
You ever been to Walmart?
Siktir. WalMarta sormayı unuttum.
Shit, I forgot to ask WalMart.
Yılda 50 bine Walmartın park alanında özel güvenlik işi bulursam şanslıyım.
Staring at Walmart parking lots I will be lucky to get a private security job.
Yılda 50 bine Walmartın park alanında özel güvenlik işi bulursam şanslıyım.
I will be lucky to get a private security job, staring at Walmart parking lots.
Walmartta.- Duvar boyası için.
Walmart.- For paint.
Walmarta.- Boya bakmaya.
Walmart.- For paint.
Biz Walmartı geçiyoruz, ben duracağım, tamam mı?
We pass a Walmart, I will stop, okay?
Farmingtondaki Walmarta gittim. Neyse.
So… I took a drive to the Walmart.
Results: 94, Time: 0.0302

Top dictionary queries

Turkish - English