WERNERIN in English translation

werner's

Examples of using Wernerin in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
İnce ve zarif silueti, merdivenlerden inen Wernerin görüntüsüyle, titremeye başlıyor.
Her slim, graceful figure trembles at the sight of Werner descending the marble staircase.
Leni derinden etkileniyor, ve olayları Wernerin gözünden görmeye başlıyor.
Leni is deeply moved and begins to see things through Werner's eyes.
Şimdi, kabarenin arkasında bekliyor. Wernerin limuzini, ay ışığında.
Waiting in the moonlight, behind the cabaret… And now… is Werner's limousine.
İnce ve zarif silueti, merdivenlerden inen Wernerin görüntüsüyle, titremeye başlıyor.
Her slim, graceful figure descending the marble staircase. trembles at the sight of Werner.
Albay Dantin, Luanda ve Wernerin motivasyonu para değildir.
Colonel Dantin, Luanda and Werner are not motivated by money.
Pekala, bakalım… Wernerin şatosundaki… görkemli masada yemek yiyorlar.
In Werner's chateau. Well, let's see… They are dining at the majestic table.
Leni anlıyor ki, Wernerin misyonu, insanlığı adaletsizlikten ve O dakikadan sonra, kölelikten kurtarmak.
And domination. Leni understood Werner's mission-- From that moment on, to liberate humanit from injustice.
Leni anlıyor ki, Wernerin misyonu.
Leni understood Werner's mission.
No Mans Land 1987 yapımlı, Peter Wernerin yönettiği, D.B. Sweeney ve Charlie Sheenin başrollerinde oynadığı bir aksiyon filmidir.
No Man's Land is a 1987 American crime film written by Dick Wolf directed by Peter Werner, and stars Charlie Sheen, D. B. Sweeney and Randy Quaid.
Wernerin bana rekreasyonlar hakkında bilgi vermesi gerek… ne yapmak istediği ve hangi ışıkları.
I do need Werner to tell me all about the re-creations… what he wants to do and which lights.
Wernerin limuzini, ay ışığında, kabarenin arkasında bekliyor. Evet, şimdi.
Is Werner's limousine. And now… waiting in the moonlight, behind the cabaret.
ilk kurban Adam Wernerin 2000de Donanma Haçı alması.
Adam Werner, was given the Navy Cross in 2000.
Binaya girdiğimiz zaman Wernerin bundan haberi oldu.
as soon as we accessed the building, Werner knew.
ise Kudüs İbrani Üniversitesinden herpetolog Yehudah Leopold Wernerin adına ithafendir.
is in honor of Israeli herpetologist Yehudah I. Werner.
İnsanların görmek için para ödeyecekleri şey… Wernerin bir tepeden aşağı kayalar yuvarlaması değil.
The thing that people are gonna pay to see… is not Werner throwing some rocks down a hill.
O Wernerin günlüğü mü?
Is it Werner's diary?
Jet, Wernerin iniş pistlerinden birinde duruyor.
The jet is sitting on one of Werner's air strips.
Wernerin kaybolmasıyla ilgili gizemin çözüldüğü kanaatindeyim.
I consider the mystery surrounding Werner's disappearance to be solved.
Leni, Wernerin kollarında, kendini çok güvende hissediyor.
So secure in Werner's arms. Leni feels so safe.
Madem Wernerin salonuna hiç gitmediniz bana refakat ederseniz çok sevinirim.
Since you have never been in Werner's, I shall be delighted if you would accompany me there.
Results: 54, Time: 0.0239

Top dictionary queries

Turkish - English