WICKHAM in English translation

Examples of using Wickham in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bay Wickhamı düelloya davet edecek ve canından olacak!
He will challenge Mr. Wickham to a duel and he will be killed!
Lydia ya da Wickhamdan bir iz yok.
There is still no trace of Lydia or Wickham.
Herkes Wickhamı kendisine istediğini bilirdi ama şanslıyım ki beni tercih etti!
Everyone knows she wanted Wickham for herself, but luckily he preferred me!
Evliliğimiz George Wickhamı yeniden hayatına soktu hem
Our marriage has brought George Wickham back into his life,
Öğlen saatlerinde Pat Wickhama yakın mesafeden iki el ateş edildi.
Pat Wickham Jr. shot twice at close range late this afternoon.
Bay Wickhamı asla şiddet eğilimli bir adam olarak tanımıyorum.
I have never known Mr Wickham to be a violent man.
Louisa, son konuştuğumuzda Wickhamın bir hanımla olduğundan bahsetmiştin.
Louisa, when we last spoke, you mentioned there was a lady with Wickham.
Wickhamı savunmak için neden bu radikali tutmak zorundaydın, bilmiyorum!
Why you had to hire that radical to defend Wickham, I don't know!
George Wickhamın bu olayda suçlu olduğuna inanıyorum.
I believe George Wickham to be guilty of this crime.
Sevgili Jane Lydya ve Wickhamı olağanüstü şekilde kurtardığını bildirmene memnun oldum.
Dearest Jane, I'm pleased to report that both Lydia'and Wickham made remarkable recoveries.
Wickhama yine de babamın bıraktığı mirası verdim.
Still, I gave Wickham the inheritance my father left.
George Wickhamın Pemberleyde hiç ağırlanmadığını sanıyorum.
I take it that George Wickham is… never received at Pemberley.
George Wickhama olan kaçınılmaz bir şey değildi.
What happened to George Wickham was not inevitable.
Mr Wickhamla dans eden kız kim?
Who is that girl dancing with Mr Wickham?
Wickhamla evlenmeli, eninde sonunda.
She should marry Wickham, ultimately.
Haklısın. Bay Wickhamın Merytondaki bütün esnafa borcu var.
You're right there, my dear. Mr. Wickham owes money to every tradesman in Meryton.
Bay Wickhamı düelloya davet edecek ve canından olacak!
And he will be killed. He will challenge Mr. Wickham to a duel!
Babam, Bay Wickhamı oğlu gibi severdi.
My father loved Mr Wickham as a son.
Yüzbaşı Wickham.
Captain Wickham.
Wickham burada.
Wickham is here.
Results: 350, Time: 0.0284

Top dictionary queries

Turkish - English