Examples of using Wiley in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Pekâlâ, Wileyle Melissa burada, Jasonla kalacak.
Gibbs, biri Wileyi uzaktan kontrol ile öldürmüş.
Andrew Wileyi tanırsın, araştırmacı.
Bir sonraki münazaracımız Wileyden James Farmer Jr.
Bir sonraki münazaracımız Wileyden James Farmer Jr.
Andrew Wileyi tanırsın, araştırmacı?
Annemin mezarı üzerine yemin ederim ki Curtis Wileyle… ilk kez ve yalnızca orada görüştüm.
Bu kanıt Bay Wileyin bizzat tanıklık ettiği bir kanıt, Sayın Yargıç.
Tom Wiley, Tom Wileydi.
Elektrikler yokken çıkmanın yolu var mı diye bakacağız Wileyle.
Bayan Tyler Bay Wileyle çalışacak.
Kuzenleri Mortimer Wileyleri ziyarete gelmiş.
Wileye ne yapmaya çalıştığını hatırlatır.
Wileyi unut gitsin.
Astsubay Kıdemli Üstçavuş Wileyi temsil ediyorum. Kendisi uyuşturucu bulundurmaktan suçlu bulunmak üzere.
Otis! Gerçekten Maeve Wileyle takılmak istemiyor musun?- Evet.
Otis! Gerçekten Maeve Wileyle takılmak istemiyor musun?- Evet?
Otis! Gerçekten Maeve Wileyle takılmak istemiyor musun?- Evet!
Annemin mezarı üzerine yemin ederim ki Curtis Wileyle ilk kez ve yalnızca orada görüştüm.
Hacklemenin kaynağını geriye doğru takip edip Wileyi kim öldürdüğünü bulmak zaman alacak.