Examples of using Willisin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu bir koca ağız… Bay Freeman, Willisin saat kaç gibi geldiğini söyleyebilir misiniz?
Bu bir koca ağız… Bay Freeman, Willisin saat kaç gibi geldiğini söyleyebilir misiniz?
Bu bir koca ağız… Bay Freeman, Willisin saat kaç gibi geldiğini söyleyebilir misiniz?
Delroy Bakerın mermi dolu cesedini bulmayı umacaklar… ama Henry Willisin uyuşturucu dolu cesedini bulacaklar.
Delroy Bakerın mermi dolu cesedini bulmayı umacaklar… ama Henry Willisin uyuşturucu dolu cesedini bulacaklar.
Delroy Bakerın mermi dolu cesedini bulmayı umacaklar… ama Henry Willisin uyuşturucu dolu cesedini bulacaklar.
Peki ama George Jeffersonın Willisin suratına çarptığı kapıda olacak mı?
Hayır, yarın sabah Willisin ofisine gidip… anlaşmanın hâlâ geçerli olup olmadığını soracağım.
Peki ama George Jeffersonın Willisin… suratına çarptığı kapıda olacak mı?
Evet. San Dominickin sahibi olan… şirket Stalten Shipping, bana, Joe Willisin çalışan kayıtlarını gönderdi.
San Dominickin sahibi olan… şirket Stalten Shipping, bana, Joe Willisin çalışan kayıtlarını gönderdi.
Annemin Willisten nefret etmesi, üstelik şampiyon olduğu halde.
Sen ve Willisle aranızdaki şey nedir?
Ama eminim ki eğer Bates, Willisi o gün Yorkta olduğuna ikna ettiyse.
Bruce Williste de kahve seven bir tip var.
Trey Willise karşı olan cinayet davanla ilgili sorun bir güdüden ibaret olması.
Yarın akşam Willisle ne yapacaksınız?
Debra Fisherden çok Helen Willisle sevişmek isterim.
Şerif Williste Pazar gecesi Piedmonttan geçerken Andromedaya maruz kalmış olmalı.
Bayan Willisle konuşmak istedim.