Examples of using Willowun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Onun gözetimi altında, Willowun güçlere muazzam derecede yükselmiştir.
Çünkü o Willowun yanında.
Xander ona Willowun planını anlatır.
Az önce bu Willowun hatası dedin.
Pekâlâ, senle ben Willowun evine gidiyoruz.
Pekâlâ, senle ben Willowun evine gidiyoruz.
Pekâlâ, senle ben Willowun evine gidiyoruz.
Pekâlâ, senle ben Willowun evine gidiyoruz.
Bu olay, Willowun dünyadaki herkesin acılarını hissetmesine sebep olur
Summersların evinde, Willowun odasında, Kennedy Willowun yatağında, Willow ise yerde yatmaktadır.
Vampir Willowun Bronzeda ısırdığı kız Sandy, daha sonra beşinci sezonda Rileyi ayartmaya çalışan vampir olarak karşımıza çıkacak.
Tara Willowun çok fazla büyü yaptığını düşünüyor
Zor.- Willowun Malcolm diye bir erkek arkadaşı var…- Willowu rahat bırak.
Willowun sıra dışı bir ilişki kurduğunu öğrendin ve… bir an için telaşa kapıIdın.
Zor.- Willowun Malcolm diye bir erkek arkadaşı var…- Willowu rahat bırak.
onu öldürmeye niyetlenir; Veruca, Ozun kendi potansiyeline erişmesine Willowun engel olduğuna inanmaktadır.
Tony okur'' Şimdi, Janet, senden yaşlı Willowun… yerinden uzak durmanı istiyorum.
Sezon dörtte Willowun Vika grubunun üyelerinden birisi olan Tara Maclay( Amber Benson) ile Willow daha sonra romantik bir ilişkiye başlar.
Willowun kendisine olan hislerinden bihaber,
Willowun büyüye olan bağımlılığı daha