WINDSORDA in English translation

Examples of using Windsorda in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Windsorda daha çok cinayet işlendiğinden emindim.
I was sure there would be more murders in Windsor.
Windsorda hiç silahla vurulma vakası işittiniz mi?
Ever hear of anyone being shot by a gun in Windsor?
Okuduğu diğer okullardan birinden ise kaçmış ve Windsorda yakalanmıştı.
Another day he got into a train and was taken into Windsor.
Neden onunla birlikte Windsorda değilsin?
Why art thou not at Windsor with the prince?
Windsorda St. George Chapelde bir cenaze töreninden sonra Kutsal Haç ile gömülmüştür.
After his funeral at St George's Chapel, Windsor, Montgomery was interred in Holy Cross churchyard, Binsted.
Oh, pekala. Sanırım Windsorda öğle yemeğine gitmek istemezsin?
Oh, all right. I suppose you wouldn't like to go have lunch at Windsor?
Prens Edward, Windsorda çok hasta.
is dangerously ill at Windsor.
sevgili eşim Kraliçe Jane Seymourun naaşı yanında, Windsorda gömülmektir.
of my true and loving wife, Queen Jane Seymour, at Windsor.
Windsorda ikamet edeceksiniz ve Parlamentoda da bundan haberdar edilecek bu yüzden bildiriler yazmak zorunda kalacaksınız.
You will reside here at Windsor, and Parliament will have to be kept informed, so you will need to write bulletins.
Danny 17 yaşındayken, amcası Windsorda bir kumarhaneyi soyuyor ve onu gözcü olarak kullanıyor.
When he was 17, Danny's uncle used him as a lookout… while he and his crew robbed a casino in Windsor.
Majestelerinin emri ile Windsorda güvendeyken sizi bu tarz şeyleri tartışmaya sevkeden nedir?
are already made and the Prince is secure at Windsor, by His Majesty's orders?
Windsoru unutun, bize polis lazım.
Forget the Windsor, we need the police.
Arada Bayan Windsora yardım ediyorum.
I help out Mrs Windsor once in a while.
Başbakanla sizi Windsora götüren, oydu.
He drove you and the Prime Minister to Windsor.
Şerif Windsorun kötü oğlu Justini.
Sheriff Windsor's no good son Justin.
Bak, Joenun seni Windsora götürdüğü gece olanları biliyorum.
Look, I know what happened the night Joe took you to Windsor.
İsmini Şekspirin'' Windsorun Şen Şakrak Eşleri'' oyunundan alır.
The word comes from Shakespeare's"Merry Wives of Windsor.
Windsoru zalimce öldürüp, Toriyi kaçıran kişi kayıplara karıştı.
Windsor was brutally murdered by Tori's kidnapper, who eluded us.
Haydi Windsora gidelim.
Let's go to Windsor.
Windsorun yakınlarında veba salgını başladığına dair söylentiler duyduk.
We have heard rumors of an outbreak of plague near Windsor.
Results: 54, Time: 0.0235

Top dictionary queries

Turkish - English