Examples of using Winstone in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Winstone seni seviyor.
Winstone nerede? Bekleyin?
Tamam, Bay Winstone.
Hadi ama Winstone.
Winstone onu almaya gelmiş.
Bay Winstone, neredesiniz?
İyi geceler Bay Winstone.
Leonard Winstone konuşuyor?
Paul Winstone kaçakçılıktan tutuklandı.
Görünüşe göre kaybettin, Winstone.
Becca Winstone dibe batıyor.
Bekleyin. Winstone nerede?
Leonard Winstone kefaletini ödemiş.
Winstone Toma kanıtı vermemiş.
Michael Winstone oradaki elçiliği aramış.
Michael Winstone trende değilmiş.
Siz ikiniz Winstone ile konuştunuz.
Michael Winstone, dünyayla tanış.
Becca Winstone Fransa sınırını geçemez.
Bay Winstone sana doğruyu söylüyormuş.