Examples of using Young in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben Young, Gifted, and Black olumlamasından doğdum.
Ben Young, lütfen cevap ver.
Bu yüzden kalkınma planları için Young and Mortensen şirketiyle çalışmaya başladık.
Ben Lauren Young, 3. sınıf.
Pekâlâ sınıf, Young Mr. Lincoln.
Neil Young çalıyor.
Young Donun otelinde kalmıyor muydun?
Şef Min, Young ile yattı mı?
Kariyerine Frankfurtta Young& Rubicam için reklam sanat yönetmeni olarak başladı.
Şef Kang Young Ki de bugün görevli mi?
Kang Young Ki, asıl kriz orada!
Beni ve Young Donun babasını.
Young konuşuyor.
Albay Young, herkesin formda olmasını istiyor.
Albay Young… Şimdi olmaz.
Young konuşuyor. Albay?
Sanki siz de babam ve Young ile birlikte bu evin sahibiymişsiniz gibi.
Young ile biraz konuşmalıyım. Siz yemeğinizi yiyin.
Ben Young. Devam et.
Ben Young. Devam et.