Examples of using Youngu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Young, çiçek tacı demek.
Seni Seo Eun Youngla tanıştırdığıma ne kadar pişman olduğumu biliyor musun?
Young Cheol! Transfer edilmemiş miydin sen?
Merhaba, Youngların evini aradınız.
Moo Young öyle söylemişti.
Dekatlonun Whitney Youngda ofisi yok mu zaten?
Savcı Kim Young Jooya haber verin.
Whitney Youngdan daha çok eğlendiğimize şüphe yok.
Savcı Kim Young Jooya ait olduğu yazıyor.
Whitney Youngda mızmızlananlar bence artık sussunlar.
Savcı Kim Young Joo… Cidden!
Youngun çalıştığı sekiz şirketin tüm çalışanlarını birbirleriyle karşılaştırdım.
Savcı Kim Young Joonun burada ne işi var?
Paul Youngun Wisteria Lanee döndüğüne inanamıyorum.
Kim Young Joo benim eski kocam.
Junsanın mesajını Im Jun Youngun yerine size getiren kişi.
Savcı Kim Young Joo dışında herkes çıksın.
So Youngumuz ciddi bir şekilde psikoloji desteğe ihtiyaç duyuyor.
Savcı Kim Jae Young- Evet.
Youngda bana verdiği bazı haplar vardı.
