ZAFERI in English translation

victory
zafer
galibiyet
fetih
glory
zafer
şan
şöhret
şeref
yücelik
görkemi
ihtişamı
şanın
övgüyü
münezzehtir
triumph
zafer
galip
üstün
başarılı
muzaffer
kazandığı
büyük başarı
win
kazanmak
kazanır
galibiyet
galip
bir zafer
conquest
fetih
zafer
fethetmek
istilasından
ele geçirmeye
victorious
muzaffer
zafer
galip
üstün gelenler
kazanmış
victories
zafer
galibiyet
fetih
winning
kazanmak
kazanır
galibiyet
galip
bir zafer
triumphs
zafer
galip
üstün
başarılı
muzaffer
kazandığı
büyük başarı

Examples of using Zaferi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Futbol teknik direktörünün zaferi BHnin üç toplumunu birleştirdi.
Winning football coach rallies BiH's three nationalities.
Evet. Bu iki zaferi onaylamıyorum Stachel.
I'm not confirming these two victories, Stachel. Yes.
En azından bu ufak zaferi elde ettin.
At least you got that small win.
Daki Fransa turu zaferi.
Bahamontes winning the Tour de France.
New York Giantsın ilk Super Bowl zaferi. Bu tarih.
New York Giants' first Super Bowl win. That's history.
Teröre karşı verilen savaşın zaferi.
Winning the War on Terror.
Sen ve ben zaferi farklı tanımlıyoruz.
We define winning differently, you and I.
Kornilovun zaferi Rus ordusunun savaş anlamında etkili son birliklerinden birinin başındasın.
KORNILOV'S VICTORY You lead one of the last combat effective units of the Russian army.
Ve zaferi garanti eden şey bu.
AND THIS IS WHAT GUARANTEES THAT VICTORY.
Ve bu zaferi garantileyen şey.
AND THIS IS WHAT GUARANTEES THAT VICTORY.
İnsanlığın parlak geleceğinin zaferi!
GLORY TO THE PEOPLE'S RADIANT FUTURE!
Kahraman kozmonot gagarinin zaferi.
GLORY TO HERO COSMONAUT Gagarin.
Ve buda o zaferi perçinleyecek şey.
AND THIS IS WHAT GUARANTEES THAT VICTORY.
Zaferi kabul et, Donald.
Take the win, Donald.
Zaferi tatmak istemez misin?
Don't you want a little taste of the glory?
Seçim zaferi NDye parlamentoda mutlak çoğunluğu kazandırdı.
The margin of victory gives ND an absolute majority in parliament.
Zaferi kutlayacaksın.
You will celebrate a triumph.
Zaferi elde edince yüce gönüllü davranacağım.
I shall be magnanimous in victory.
Kızgın damdaki kedinin zaferi ne olabilir?
What is the victory of a cat on a hot tin roof?
Bir mühendislik zaferi, bir tasarım harikası.
A triumph of engineering. A marvel of design.
Results: 1518, Time: 0.0475

Top dictionary queries

Turkish - English