Examples of using Zaire in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bunlar sakın Zaireden dönen Afrika kaşifleri olmasın?
Kiganiler, Zairelilere karşı isyanda, adam yiyorlar.
Zaireden ayrılmak için ikna edemedim.
Bu Zairenin Maliye Bakanı.
Cidden Anne, Zaireyi özlemiyor musun?
Zaireyi özlüyor musunuz?
Eğer bensiz Zaireden çıkış yolunu bulabileceğine inanıyorsan… sana iyi şanslar.
Eğer bensiz Zaireden çıkış yolunu bulabileceğine inanıyorsan… sana iyi şanslar.
Takım başvurdu ama FIFA Gine ve Zairenin başvurusunu kabul etmeyince 11 takım kaldı.
Ve sonra, Afrikada, Zairede karşılaştık.
Dövüş biter bitmez, herkes Zaireden kurtulmak istedi.
Hanta işini bırakıyorsun ve Zaireye uçuyorsun.
Oradan Çada, Zaireye, Zambiaya gideriz.
Hanta işini bırakıyorsun ve Zaireye uçuyorsun.
Daha merak ediyorsan Kongodaydı. Zairedeydi.
Muhammed Ali ile George Foreman Zairenin Kinshasa kentinde dövüşecek.
Zaireden daha kötü!
Benimkiler Zaireli. İki Senegalli.
Benimkiler Zaireli.
Zairedeki Mambusi kabilesi erkeklerinin bereket tanrılarını memnun etmek için,